Mutlu Olmak Aslında Bir Alışkanlık Meselesi


Danışanlarımdan çok sık duyduğum bir cümle var: "Bir türlü mutlu olamıyorum." Aslında bu cümlenin içinde küçük bir yanlış anlama saklı. Çünkü mutluluk, bir gün aniden kapımızı çalan bir duygu değil; büyük ölçüde alışkanlıklarımızın, bakış açımızın ve kurduğumuz ilişkilerin bir sonucu. Pozitif psikoloji alanındaki araştırmalar da bunu destekliyor: genetik yatkınlık mutluluğumuzun bir kısmını belirlese de, geri kalanı bizim elimizde.

Ben danışmanlık sürecinde en çok şükran pratiğine güveniyorum açıkçası. Basit görünse de, gün sonunda "bugün beni mutlu eden üç şey neydi" diye sormak bile beynimizin dikkatini olumsuzdan olumluya kaydırıyor. Bunu bilimsel çalışmalar da doğruluyor; düzenli şükran pratiği yapan insanların zamanla daha pozitif bir ruh haline sahip olduğu gösterilmiş.

Sosyal bağlar konusuna da ayrı bir parantez açmak istiyorum. Yıllardır süren mutluluk araştırmalarının ortak sonucu şu: insanı gerçekten mutlu eden şey, kariyer başarısından ya da maddi kazançtan çok, kurduğu güçlü ve samimi ilişkiler. Yalnız hissettiğimiz dönemlerde ruh halimizin bozulması tesadüf değil.

Bunun yanında anlamlı hedefler belirlemek de önemli. Kendi değerlerinizle örtüşmeyen bir hedefe ulaşmak, garip bir şekilde sizi mutlu etmiyor. Ben danışanlarıma hep şunu soruyorum: "Bu hedef gerçekten senin mi, yoksa başkalarının beklentisi mi?" Cevap çoğu zaman şaşırtıcı oluyor.

Fiziksel aktiviteyi de asla göz ardı etmeyin derim. Düzenli hareket, beyinde endorfin salınımını artırıyor ve bu da doğal bir ruh hali düzenleyicisi gibi çalışıyor. Yürüyüş bile bazen bir terapi seansı kadar rahatlatıcı olabiliyor.

Bir de mindfulness var, yani anda kalabilme becerisi. Çoğumuz ya geçmişte yaşadığımız bir pişmanlıkta ya da gelecekle ilgili bir kaygıda takılı kalıyoruz. Oysa mutluluk, çoğunlukla "şimdi"nin içinde saklı. Bunu fark etmek bile başlı başına bir rahatlama sağlıyor.

Son olarak şunu eklemeden geçemeyeceğim: beklentilerinizi gerçekçi tutmak da mutluluğun gizli anahtarlarından biri. Çok yüksek beklentiler, ulaşsanız bile sizi tatmin etmiyor. Küçük anları fark etmeyi öğrendikçe, mutluluğun aslında hep etrafımızda olduğunu görüyorsunuz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Benzer Yazılar

Yazılar yükleniyor...

Kendi Hikayeni Yeniden Yaz

İç dünyanı ve gerçek potansiyelini keşfetmen için sana özel, kısa rehberlikler.
Asla gereksiz e-posta yok, sadece zihinsel esnekliğine katkı sağlayacak paylaşımlar.

Bireysel gelişimine ışık tutacak en yeni yazılarımdan ve video içeriklerimden anında haberdar olmak için e-posta listeme kaydol.